Translate

Kedili Hayatın Kuralları

Evcil hayvan beslemek gerçekten büyük bir sorumluluk gerektiriyor hem maddi
hem de manevi olarak. Sadece kedi değil hangi tür hayvanı evinizde beslerseniz
besleyin, mutlaka hayatınızda onun da rahat etmesini sağlayacak fedakârlıklar,
düzenlemeler yapmalı ve yaşam stilinizi ona adapte etmelisiniz.

Sadece hevesle, sorumluluk ve fedakârlık yönü düşünülmeden alınan evcil
hayvanlar ne yazık ki gerçekler ortaya çıkmaya başlayıp da sahip konumundaki
kişi biraz zorluk çekince hemen terk ediliyorlar :( En kızdığım ve en üzüldüğüm şey :(

Ben kedi sahibi olduğum için Kedili Hayatın Kuralları’ndan bahsedeceğim
ancak bazı maddeler var ki tüm evcil dostlarımız için geçerli!


Bir Kedi ile Yaşamanın Kuralları:

1.Kedinizin cam veya balkon gibi evinizin dışa açılan bölgelerinden
kaçmasını veya yüksek katlarda oturuyorsanız aşağıya düşmesini istemiyorsanız
MUTLAKA balkon kapılarına ve evinizin tüm açılır camlarına tel yaptırın! Biraz
haşarı ve vahşi tabiatlı bir kediniz varsa bu teller tül tel değil de çelik tel
olmalı yırtmaması için!

2.Tatile çıkmayı planlarken en az 1 ay önceden kedinizle
ilgili bir karar verin. Kediler sahibinden çok evine bağlıdır derler, bence
doğru kısa bir süre tatile gidiyorsanız kedinizi evinden çıkarıp tanımadığı
yerlere götürerek travma yaşatmanın alemi yok. En iyi çözüm kedilerle arası iyi
olan titiz ve dikkatli bir arkadaşınıza veya akrabanıza evinizin anahtarını
vermek ve her gün en az 1 saat kedinizi sevmek mama ve suyunu değiştirmek genel
hâlini gözden geçirmek için onu ziyaret etmesini istemektir. Hatta daha iyisi siz
tatildeyken sizin evinizde kalabilecek bir tanıdığınızın olmasıdır böylelikle
kediniz hiç yalnızlık çekmeyecektir!

Bazı kediler çok yumuşak huylu ve çevreye adapte sorunu yaşamayan türde
olabilirler böyle bir kediniz varsa çok şanslısınız onu endişelenmeden
yanınızda taşıyabilir veya bir kedi pansiyonuna da bırakabilirsiniz. Ama şahsi
fikrim bir kedi sahibi olarak, kedinizi bilmediğiniz bir pansiyona bırakmayın!

3.Her ay bütçenizden kedinizin yiyecek, kum ve veteriner
masraflarını ayırın ve bu paraya kesinlikle el sürmeyin! Böyle bir bütçe
ayıramıyorsanız kesinlikle evcil hayvan beslemeye kalkışmayın. Aşılarını
yaptıramayıp doğru düzgün besleyemeyeceğiniz bir hayvana iyilikten çok zarar
vermiş olursunuz!

4.Her gün dışarıdan eve geldiğinizde mutlaka kedinizle
ilgilenin, mamasını yiyip suyunu içtiğinden emin olun, vücudunda bir yaralanma
bir farklılık var mı dikkatle inceleyin. Mutlaka günde en az 1 saat kedinizi
egzersiz yapması ve yaşam dolu mutlu bir kedi olması için oynatın. 2 kediniz
varsa bile mutlaka sizin ilginize muhtaç olacaklardır nasılsa birbirleriyle
oynarlar diye düşünmeyin sizin yeriniz onların gözünde farklı!

5.Evinizi böceklere karşı ilaçlarken kedilerinizin bu
ilaçlardan etkilenmemesi için her türlü önlemi alın. Sprey ilaçlar kullanmayın.
Karınca ve böcek tabletleri kullanıyorsanız bunlara kedilerinizin ulaşmasını
kesinlikle önleyin. Bu ilaçlar kokularıyla kedilerimizi cezp eder ve sonuç
olarak yemeleri veya yalamaları durumunda en iyi ihtimalle zehirlenir en kötüsü
ise ölürler! Deterjan, böcek ilacı hatta oda spreyi gibi evde kullanılan tüm
zehirli diye bildiğiniz ve hatta bilmediğiniz ürünleri kullanırken aklınızda
hep önce kediniz olsun. Her ürünün organik ve doğal olanını tercih edin.
Böylelikle istenmeyen bir durum oluşursa kötü etkiler bir derece daha az
zararlı olabilir.

6.Evde evcil hayvan besliyorsanız ona evinizin tam
özgürlüğünü vermelisiniz, ki birçok durumda bu bile bazen bir kediye yetmez!:)
Bazı insanlar zavallı hayvanları sadece balkona veya bir odaya kilitleyip
minicik bir alanda beslemeye çalışıyorlar. Bu bence koşup oynamaya etrafı
araştırmaya ve sahibi ile el ele göz göze yakın bir iletişimde bulunmaya
meraklı kedi gibi bir canlı için hapis hayatından bile beter bir hayat çok kötü
bir işkence. Bu insanlar kedi beslememeli! Bu şekilde kedi beslenmez. Derdiniz
titizlikse, ya baştan düşünüp bir kedi almayın ya da parasını verin bir
temizlikçi tutun hatta içinize sinmiyorsa temizlikçinin ardından bir de siz
temizleyin o evi bal dök yala olsun. Sık sık temizlik yapılan bir evde hiçbir
kedi kumu kokusu, kedi kokusu diyemeyeceğim çünkü kediler zaten kokmaz, kıl tüy
vs olmuyor arkadaşlar. Kimse bahane etmesin, iyi temizlik yapmıyorsanız
yapamıyorsanız kedim tüy döküyor demeyin bahane üretmeyin!

Kediler iyi bakılıp beslenmedikçe evet tüy dökerler. Ama iyi mamalarla
beslenen her gün taranan bakımlı bir kedi, annesi temizliğini iyi yapıyorsa evi
tüy yumağına dönüştürmez!:) İran kedisi sahibi olarak söylüyorum bunu üstelik!

7.İran kedisi demişken; uzun tüylü bir kediniz varsa yazın
traş şart! İster veterinerde isterseniz kendiniz yapın ama kedinizi sıcaklarda
uzun kürkün zahmetinden kurtarın! Ne kadar rahatladığını göreceksiniz!

8.Evinizde kedinizin saklanıp gizlenmekten mutluluk
duyacağı güvenli köşeler yaratın. Tabii bir de bayıla bayıla uyuması için
birkaç kedi döşeği! Hayat müşterekse, kedi dostunuz için de biraz alan ve mekân
ayırmalısınız! Petshoplarda süper sevimli envai çeşit kedi yatağı bulunmakta!

9.Kedinizi mutlaka kısırlaştırın. Kısırlaştırılan kedilerin
ömrü uzuyor, kışırlaştırma birçok önemli hastalığı önlüyor. Eğer ille de ben
torun görücem diyorsanız bir kez yavrulatın ama sonrasında yine mutlaka
kısırlaştırın! Kedim küser diye korkmayın öyle bir şey yok. Yakın ilgi ve sevgi
ile kısırlaştırma ameliyatı da atlatılıyor! Korkmayın!

10.Bebeğim olacak diye kedinizden vazgeçmeyin. Artık her
kedi sitesinde yazıyor. Veteriner ziyaretlerini aksatmayan bir kedi aşılarını
ve parazit tedavilerini muntazaman oluyorsa hiçbir sakınca yaratmıyor bebekler
ve çocuklar için! Problem hiçbir zaman tüyler değil, problem tedavi görmemiş bir
kedide yerleşen parazitlerin tüyler aracılığıyla insana bulaması. Parazit yoksa
tüy yutmada problem de yok. Tabii her işin başı temizlik kedim sağlıklı ve
aşıları tedaviler tam diye ortalık tüy yığını olursa yine olmaz! Toksoplazma
riski diye bir durum da yok! Kedi sahibiyseniz zaten bağışıklık kazanmışsınız
demektir.

Bağışıklığınız yoksa zaten kedinizin de toksoplazmaya bağışıklığı yoktur
yine ondan ayrılmanıza gerek yok. Yapmanız gereken bu mikrobu taşıyabilecek
sokak kedilerini ve tanımadığınız kedileri hamileyken sevmemek o kadar!

11.Evcil hayvan sahibi olmak yaşam boyu verilmesi gereken
bir bağlılık sözü kelimenin tam anlamıyla iyi günde ve kötü günde tıpkı evlilik
gibi! Evcil bir hayvan almadan önce bunu düşünün. Sık sık canınız her
istediğinde onu evde yalnız bırakıp uzun tatillere gidemeyecek spontane
olamayacak daha planlı programlı bir yaşama sahip olmak zorunda kalacaksınız.

Hatta hâlihazırda evli değilseniz belki ilerideki partneriniz kedinizi
istemeyecek ve siz bir tercih yapma durumunda kalacaksınız. Tabii ki kedinizi
seçeceğinizi umuyorum böyle bir durumda! Çünkü ancak kalbi zalim ve vicdansız
olan bir insan evcil bir hayvanı hiçbir olumsuz koşul yokken sahibinden sırf
kendi hoşlanmıyor diye ayırmayı isteyebilir. Bu tarz insanlara yol verin gitsin,
her zaman hayatın karşınıza gerçekten sizin gibi hayvan sever bir eş
çıkaracağına güvenin.

Kişilik sahibi ve sözünüzün eri olun sadece insanlara karşı değil
kedinize karşı da! Baskılara boyun eğmeyin! Unutmayın kedinizi sahiplenirken
bir söz verdiniz ona!