Translate

3 Eylül 2026 Perşembe

Diktatörlük nasıl kurulur?

    İktidar Sahipleri Demokrasiyi Nasıl Araç Olarak Kullanıp Adım Adım Otoriter Bir Rejim Kurar?

Sandıkla gelip demokrasiyi amaç değil araç gören liderler… Önce umut dağıtır, sonra kurumları tek tek ele geçirir, toplumu kendine bağımlı hale getirir. Sermaye, medya, yargı, yardım sistemleri, kriz yönetimi ve dijital gözetim… Hepsi adım adım kurulan bir düzenin parçalarıdır.

Otoriterlik bir günde gelmez. Milyonlarca küçük suskunluğun biriktirdiği dev bir gölge gibi büyür. Demokrasi yalnızca yasalarla değil; hatırlayan hafızayla, hiç bitmeyen sorularla ve cesaretle ayakta kalır.
   Sokak Kedisi Ebru Oruç

26 Ağustos 2026 Çarşamba

Arendt`in Gözüyle: İsrail

İçeride ve dışarıda korkunç şeyler yaparken İsrail’in kendisini ebedi fedakârlık olarak görme yeteneği, ancak mantıksız ve mitolojik bir anlatıyı sürdürmekle mümkündür. Bugün ne Amerika`nın, ne asıl sorumluluğu taşıyan İngilizlerin ne de AB ülkelerinin kendi çıkarlarını koruma adına İsrail`in karşısında durmalarını beklemek gerekir.

Gazze'de; Kudüs’te mâsum insanların feryatlarının göğe yükseldiği, savunmasız çocukların ve kadınların hunharca katledildiği bir insanlık trajedisini hep birlikte izliyoruz. Bu ilk değil, son olmayacak. İsrail kurulduğu andan itibaren taşıdığı ulusal radikal, totaliter tavrı sürdürdüğü müddetçe bu şiddet hiç azalmayacak, aksine her fırsatta artarak devam edecek. Bunun nedenlerini bize yıllar önce Arendt yazdığı kitaplarla, makalelerle ve yaptığı söyleşilerle dile getirmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa`da antikomünizm, antisosyalizm, antisemitizm yükselişe geçmişti. Arendt bu dönemden hareketle totalitarizme ve kökenlerine dikkat çekti. Aslında bu çaba aynı zamanda yaşanan soykırımı anlama çabasıydı. “Ich will verstehen” (anlamak istiyorum) Arendt`in düşüncesinin merkezinde durur ve lokomotif görevini üstlenir. Dolayısıyla Arendt`in o dönem anlamak için yaptığı bütün analizler sadece kendi dönemine değil bugüne de ışık tutar.

Hannah Arendt: Yahudiler Nazilerden Daha Kötü!
Hannah Arendt`in Israil`e karşı en başından yani kurulmaya başlandığı andan itibaren ciddi eleştirileri olmuştur. Hatta henüz çadırlarda yaşadıkları yani Yahudilerin İngilizler tarafından çadırlarla Kudüs`e yerleştirildikleri dönemde Yahudilerin Nazilerden daha ‘kötü’ olabileceklerini söyleyerek Siyonizm’e ve radikalleşmeye karşı çıkmıştı.

Arendt`in eleştirisi oldukça güçlüydü, çünkü onun eleştirisi İsrail devletinin geçmişine, mitolojilerine dokunuyordu. İşte bu yüzdendir ki, Yahudi olduğu halde Hannah Arendt`in kitapları İsrail`de okutulmaz. Arendt ismini İsrail`de ne bir kütüphanede, ne de üniversitelerde duymazsınız. Arendt ve düşüncesi ile ilgilenen düşünürlere karşı ise, oldukça şiddetli bir nefret dili ile patolojik tavır sergilenmektedir. Read More >>

Songül Demir - GZT

Yukarı