Translate

8 Ağustos 2026 Cumartesi

Hiroşima Barış Anıtı Parkı

Hiroşima Barış Anıtı Parkı, eski Ota Nehri'nin (Honkawa) Motoyasu Nehri'nden ayrıldığı delta bölgesinin en üst kısımlarında yer almaktadır. Atom bombası kurbanlarını anmak ve kalıcı dünya barışı için dua etmek amacıyla kurulmuş bir şehir parkıdır.

Bu bölge, Edo döneminden erken Şova dönemine kadar Hiroşima şehrinin merkezi ticaret bölgesiydi, ancak 6 Ağustos 1945'te insanlığa atılan ilk atom bombasıyla anında yok edildi. Bombalamanın ardından, 6 Ağustos 1949'da ilan edilen "Hiroşima Barış Anıtı Şehri İnşa Yasası"na dayanarak, kalıcı barışın sembolü olarak hiposantr çevresindeki alanı geliştirmek amacıyla Barış Anıtı Parkı ve tesislerinin inşasına 1950 yılında başlandı ve 1955 yılında tamamlandı.
Parkta Atom Bombası Kubbesi, Hiroşima Barış Anıtı Müzesi, barış dilekleriyle dikilmiş çok sayıda anıt ve bombalamadan sağ kurtulan bir Japon şemsiye ağacı bulunmaktadır.

Read More>

2 Ağustos 2026 Pazar

Gırgır Dergisinin En Kahramanı Rıdvan

Gırgır, yüksek satışlara ulaştıkça çalışma başına ödenen telifleri artırıyor, çizerliği bir meslek olarak cazip hâle getiriyordu. Böylelikle yalnızca dergi kadrosu değil, Oğuz Aral’ın itinayla teşvik ettiği ve ilgilendiği amatör çizerlerin sayısı da günbegün artıyordu. Öyle ki Gırgır, çıkışından beş yıl kadar sonra, bütünüyle yeni ve özgün çizgilerden oluşan, yeni bir çizerin yer bulmakta zorlandığı bir dergiye dönüşmüştü. Yeni bir çizerin kadroya alınması, yeni bir çizgi romanın başlaması, yeni bir isme köşe açılması neredeyse imkânsızdı. Sayıları her geçen gün artan çizerler arasında yoğun bir rekabet yaşanıyordu.

Bu rekabetin iki olumlu sonucu oldu. Birincisi, kendilerine yer bulamayan çizerler Gırgır’dan ayrılmak zorunda kalarak farklı dergiler yayımladılar, bu dergiler sayesinde yeni çizgi romanlar ve yeni yetenekler ortaya çıkabildi. İkincisi, Gırgır’ın yıldız çizerlerinden biri yorulup kısa bir ara verdiğinde devreye giren çizerler ve çizgi romanlar, seleflerini aratmayacak ölçüde nitelikli olmak zorundaydı. Beklemenin baskısı ve mevcut çizgileri aşabilme hedefi iştahı artırıyor, derginin yedeklerini hırslandırıyor, bu da beraberinde nitelikli işleri getiriyordu.

Bu bekleme ve rekabet düzeninin en parlak sonuçlarından biri En Kahraman Rıdvan’dı. Read More

Levent Cantek

27 Temmuz 2026 Pazartesi

Kalabilmektir özgürlük

Ben o zamanlar ergenliğe yeni adım atmış bir çocuktum. Daha güzel bir dünyanın mümkün olabileceğini hayal eden, adaletin ve eşitliğin bir gün gerçekten kurulabileceğine inanan biriydim. O zamanlar faşistler, büyük kalabalıklar hâlinde üzerimize gelirlerdi. Gözlerimizin içine, gözlerinden ateş çıkıyormuşçasına bakar; bağırarak, ellerindeki sopalarla saldırarak aynı sözü tekrarlardı: “Komünistler Moskova’ya!”

Bizim başka bir yere gitmemizi istiyorlardı. Burada doğduğumuz, burada büyüdüğümüz, dedelerimizin gömülü olduğu, sokaklarına anılarımızı bıraktığımız, ırmaklarında ve dağlarında huzur bulduğumuz bu coğrafyadan çekip gitmemizi istiyorlardı. Sanki bu topraklar onların mülküydü de, biz burada ancak onların izniyle bulunabiliyorduk. Sanki doğduğumuz yer bizim yurdumuz değilmiş, burada var olmamız bile bir suçmuş gibi.

Üstelik yalnızca gitmemizi istemiyorlardı. Bizi bu ülkenin hafızasından, coğrafyasından ve tarihinden de silmek istiyorlardı. Biz hiç yaşamamışız, hiç sevmemişiz, hiç mücadele etmemişiz, bu ülkenin taşına, toprağına, diline, şarkısına ve acısına hiç karışmamışız gibi yok olmamızı istiyorlardı. Bizim gitmemiz, yalnızca bedenlerimizin başka bir yere sürülmesi anlamına gelmeyecekti; bizden kalan bütün izlerin de ortadan kaldırılması demekti.

Belki de o zaman anladım: İnsan her zaman gitmek istediği için özgür olmaz. Bazen özgürlük, kendisine ait olan yerde kalabilmektir. Kendisine “Buraya ait değilsin,” diyenlere karşı, “Ben buradayım,” diyebilmektir. Seni yurdundan, hafızandan, çocukluğundan, ölülerinden ve geleceğinden koparmak isteyenlere karşı yerinden kıpırdamamaktır.

Read More(...)

Şahap Erarslan - Artı Gerçek
Yukarı