“… Süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor. Bu adımlar da öyle taviz falan değil, hepimizin ortak yaşamı için ana sütü gibi hak ve helal olan adımlardır.”Küresel düzeyde yaşanan ve kapitalizmin, emperyalizmin doğasına içkin olan krizlerle birlikte büyük bir hegemonya savaşı hem Orta Doğu’da hem Türkiye’de eskiye ait olan her şeyi yıkıyor ama Gramsci’nin deyimiyle “Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi canavarlar zamanı.” Çünkü güç dengeleri ne soğuk savaş dönemindeki iki kutuplu dünyaya benziyor ne de tek kutuplu ABD/Batı hegemonyasının borusunun öttüğü soğuk savaş sonrasına benziyor. Belki de hiçbir gücün tek başına veya blok halinde hakimiyet kuramayacağı, kursa bile bunun sürdürülebilir olmadığı, akışkanlığın kesintisiz olduğu, değişkenliğin esas olduğu uzun bir dönemi yaşayacağız. Yani öyle görünüyor ki bu hegemonya savaşı öyle kısa sürede herhangi bir küresel ya da bölgesel gücün hakimiyet kurmasıyla son bulmayacak. Bu savaş halinin kesintisizliği artık önümüzdeki on yılların yeni normali olacak.