Translate

4 Eylül 2019 Çarşamba

İklim Acil!

16 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg, bir yıl önce 'okul için iklim grevi' eylemiyle Fridays for Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketini başlattı. Bugün yüzlerce çocuğun katıldığı hareketin 20 Eylül'de yapacağı küresel iklim grevine, yetişkinler de davetli.

Şok Doktrini isimli kitabın yazarı, küreselleşme analisti ve gazeteci Naomi Klein iklim aktivisti Bill McKinnen ile, The Guardian gazetesinde yayımlanmak üzere yetişkinleri, gençleri desteklemeye çağırdığı bir bildiri kaleme aldı. Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra 4 Eylül İklimAcil! yayınında, Margaret Atwood ve Noam Chomsky gibi yazar ve düşünürlerin imzaladığı bildirinin çevirisini okudu.




Açık Radyo İklimAcil! yayınıdır

Basamağı tırmanıyoruz – bir günlüğüne bize katılın. 20 Eylül’de dünya çapında grev çağrısında bulunuyoruz. Geleceğimizi sağlama almanın yegâne yolu, gündelik hayatın olağan akışını bozmaktan geçiyor.

Başımızdaki belaları çözmeyi okul çocuklarına bırakmakta temel bir haysiyetsizlik var. Yetişkinlerin yetişkin gibi hareket etmesinin zamanı geldi artık.

Naomi Klein, Bill McKibben ve diğerleri

Guardian, 24 Mayıs 2019

20 Eylül'de, dünyanın dört bir yanında okul grevleri yürütmekte olan gençlerin talebi üzerine bizler de işyerlerimizden ve evlerimizden çıkıyor, hepimizin önündeki en büyük varoluş tehdidi olan iklim krizine karşı harekete geçilmesini talep etmek üzere bir günümüzü sokaklarda geçiriyoruz. Sizin anlayacağınız, bir günlük bir iklim grevi bu – sonuncusu da olmayacak. Bunu tarihte bir dönüm noktası haline getireceğimiz umudundayız.

Diğerlerinin de bize katılacağını umuyoruz: İnsanların işyerlerini, çiftlik-çubuklarını, fabrikalarını bırakacağını; adayların seçim kampanya güzergâhlarını bir günlüğüne terk edeceklerini, futbol yıldızlarının yeşil sahaları bir günlüğüne bırakacaklarını; sinema oyuncularının makyajlarını sileceklerini, öğretmenlerin tebeşirlerini bır kenara koyacaklarını; aşçıların lokantalarını kapatıp protestoculara yemek getireceklerini; emeklilerin de alışılmış gündelik programlarını bozup liderlerimizin işitmek zorunda oldukları tek mesajı, yani günden güne işler böyle gelmiş böyle gider yaklaşımının gezegenimiz üzerinde sağlıklı ve güvenli bir gelecek şansını yerle bir ettiği mesajını göndermek üzere bir araya geleceklerini umuyoruz.

Şunun gayet iyi farkındayız ki ister bu grev olsun, isterse bir haftalık uluslararası iklim eylemi olsun, tek başlarına olayların yönünü değiştirmeyecektir. İyi haber şu ki, ihtiyaç duyduğumuz teknolojilere sahibiz artık – bir güneş panelinin fiyatı son on yıl içinde % 90 düşmüş durumda. Ayrıca, onları çalıştıracak politikaları da biliyoruz; gezegenin dört bir yanında her yerde Yeşil Yeni Düzen’in [Green New Deal] bir versiyonu ortaya konmakta; fosil yakıtların yerini hızla güneş ve rüzgâr gücünün almasını, ve bununla atbaşı gidecek şekilde kaliteli işlerde istihdam sağlanmasını, güçlü yerel ekonomilerin sağlam ve istikrarlı hale getirilmesini öngören yasalar teklif edilmekte. Fosil yakıt endüstrisinin derine gömülü yerleşik muhalefetine karşı bu tedbirleri yasalaştırmak için vargüçleriyle didinen – ve çoğu gepegenç olan – o insanları saygıyla selamlıyoruz.

Eylül ayındaki küresel eylem günü bu insanlara destek vermek üzere tasarlandı. Her türlü çevre, kamu sağlığı, sosyal adalet ve kalkınma gruplarının buna katılacaklarını umuyoruz; ama en büyük umudumuz basitçe şu: Bu kriz üzerinde çalışan insanlara, çevremizin vahim durumu hakkında gittikçe artan bir kaygı duyan ama şu ana kadar çoğunlukla hiçbir şeye karışmadan öylece kenarda köşede oturmuş olan milyonlarca insanın desteğine sahip olduklarını göstermek. Böylesine yüksek sayılarda insanı sokağa çekebilmek için birkaç ayrı girişimde bulunmak gerekebilir, ama çok da fazla zamanımız kalmadı doğrusu: etkili iklim eylemleri yapabileceğimiz fırsat pencereleri hızla kapanmakta.

Herkesin bize katılamayacağını biliyoruz. Fena halde eşitsiz bir gezegende kimi insanlar var ki tek bir gün bile gündelik ücretini almadan yaşayamıyor; ya da buna kalkıştıkları an onları işten atacak patronlara çalışıyorlar. Gene bazı iş kolları var ki bir an için bile durdurmaya gelmez: âcilde çalışan doktorlar daima görevlerinin başında olmak zorundalar. Bununla birlikte, birçoğumuz da gündelik olağan hayat alışkanlıklarımızı 24 saat için bir kenara bırakabilir, geri döndüğümüzde onları yerli yerinde bulacağımızdan emin olabiliriz. Umuyoruz ki kimilerimiz o günü protesto eylemleri içinde geçirecektir: yeni petrol boru hatları döşenmesine ya da onları finanse eden bankalara karşı. Umarız kimilerimiz de o günü komşularının evlerinin duvarlarına yalıtım yaparak ya da kendi bölgesinde bisiklet yolları inşa ederek geçirir. Umarız herkes o gün hiç olmazsa birkaç dakikasını şehirde bir parkta, kırda bir tarlada ya da oturduğu binanın çatısında sırf şu dünyanın güzelliğini içine çekmek için geçirir – ki bu güzelliği korumak bizim için bir ayrıcalıktır.

Belli ki, çok şey istemektir bu. Dünyanın hayatında bir gün çok büyük mesele ve hepimiz gündelik hayatın sıradan işlerine fazlasıyla alışmış haldeyiz. Ne var ki, burada bütün yükü okullu çocukların sırtına yüklemek de hiçbirimizin içine sinmiyor doğrusu – onların bizim desteğimize ihtiyaçları var. Ve gündelik hayatlarımızın olağan akışını bozmamız, burada kilit noktaymış gibi görünüyor: işte bizim işimizi bitiren de bu olağan hayat zaten – yani gözlerimizin önünde cereyan eden bir krizin tam ortalık yerinde olsak bile, her sabah kalkıp bir gün önce yaptığımız ne varsa hemen hemen hepsini gene yapmak.



Seçimlerimizin bundan onbinlerce yıl sonrasını: yani denizlerin kaç metre yükseleceğini, çöllerin ne kadar çok genişleyip yayılacağını, ormanların ne kadar hızlı yanacağını belirleyeceği bir zaman diliminde yaşamakta olan insanlarız biz. İşimizin bir bölümünü işte o geleceği korumaya ayırmalıyız.


Margaret Atwood, Geneviève Azam, Tom Ballard, Fadel Barro, Nnimmo Bassey, May Boeve, Patrick Bond, Mike Brune, Nicola Bullard, Sharan Burrow, Valérie Cabanes, Rachel Carmona, Dr Craig Challen, Noam Chomsky, Maxime Combes, Thomas Coutrot, Cyril Dion, Tasneem Essop, Christiana Figueres, Prof Tim Flannery, Nancy Fraser, KC Golden, Tom BK Goldtooth, Maggie Gyllenhaal, Dr John Hewson, John Holloway, Prof Lesley Hughes, Tomás Insua, Satvir Kaur, Barbara Kingsolver, Winona LaDuke, Jenni Laiti, Bruno Latour, Annie Leonard, Michael Mann, Gina McCarthy, Heather McGhee, Luca Mercalli, Moema Miranda, Jennifer Morgan, Tadzio Müller, Kumi Naidoo, Mohamed Nasheed, Carlo Petrini, Dr Anne Poelina, Mark Ruffalo, Peter Sarsgaard, Dr Vandana Shiva, Rebecca Solnit, Gus Speth, Prof Will Steffen, Tom Steyer, Chris Taylor, Terry Tempest-Williams, Aurélie Trouvé, Farhana Yamin, Lennox Yearwood bu makaleyi imzalamışlardır.

T24 yayınından


28 Ağustos 2019 Çarşamba

"İstanbul, İzmir, New York sular altında kalacak; açlıktan kırılacağız"



Rosa Lüksemburg'dan Greta Thunberg'e

Dünya'nın oksijeninin yüzde 20'sini üreten Amazon Ormanları yanıyor. İzmir'deki orman yangını üç gün sürdü. Avrupa, bu yaz tarihinin en sıcak gününü yaşadı.
Eriyen buzullar, yanan ormanlar, seller, iklim krizine bağlı göçler... "Asıl beka sorunu iklim krizidir" diyen Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra, Küresel İklim Grevi'ni Şirin Payzın'a anlattı.


17 Ağustos 2019 Cumartesi

Amerikan Cennetinden bir tema

Los Angeles’ta Evsizler İçin ‘Güvenli Otoparklar’
Amerika’da Los Angeles Evsizlere Hizmet İdaresi’ne göre, California eyaletinin Los Angeles bölgesinde 15 binden fazla kişi araçlarında yaşıyor. Bu durum rahatsızlık verici olmasının da ötesinde, güvenli değil. 2016 yılında kurulan Los Angeles Güvenli Otoparklar adlı sivil toplum örgütü, bu kişilerin yaşamlarını bir nebze de olsa kolaylaştırmak amacıyla ‘Güvenli Otoparklar’ projesi başlattı.
Zachary Woodworth, son altı aydır arabasında yaşıyor.
Woodworth, “Burada kıvrılıp rahatça uyumak hiç de kolay değil. Ama en azından kaldırımlarda, beton zeminde, mukavvalar üzerinde ya da birçok evsizin kullandığı yerlerde uyumaktan daha iyi” diyor.
Woodworth devletten engelli ödeneği alıyor ve iş bulduğu zaman da teslimatçı olarak çalışıyor.
Ancak bu onun Los Angeles gibi pahalı bir kentte kalacak ev kiralamasına yetmiyor.
Woodworth arabasında yaşamaya 6 ay önce karar vermiş ve o zamandan beri aracında kalıyor.
Woodworth, “Bir süredir evsizim. Rastgele yerlere arabamla gidip park ediyordum. Gerçekten güvensizdi. Her zaman ya bir polis ya da beni soymak isteyen biriyle karşılaşmaktan korkuyordum” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.
Woodworth’ın durumunda olanların hikayeleri sosyal aktivist Mel Tillekeratne’yi Los Angeles Güvenli Otoparklar birimini kurmak için harekete geçirmiş.
Tillekeratne, “Akşam 7’den sabah 7’ye kadar gelip park edebilmeleri için bu park yerlerini hizmete sunduk. Burada park edenlerin korunmasını sağlamak için bir güvenlik görevlisi var. Portatif bir tuvalet de var” diyor.
Buradaki birçok kişi araçları olmasa, Los Angeles’ın farklı noktalarını kaplayan küçük çadır kentlerde yaşamak zorunda kalır.
Los Angeles Misyonu Müdürü Antwone Sanford, “Evsizlerin sayısı yüzde 12 oranında arttı. Şu an Los Angeles’ta neredeyse 60 bin evsiz insan var. Bunların arasında kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gaziler, zihinsel engelliler de var” ifadelerini kullanıyor.
Evsiz sayısı son yıllarda hızla artıyor.
Burada her türlü insan var. Kimileri Amerikalı değil. Örneğin, Paul Londra’dan gelmiş.
Paul, “Çok kötü bir kaza geçirdim ve iyileşmemi istemediler. Beni gözden çıkardılar. Çok tehlikeli bir ortam, gerçekten çok tehlikeli” diyor.
İnsanların evsiz kalmasına sadece tek birşey neden olmuyor. Ancak buradakilerin çoğunun hikayesi aynı: Inglewood gibi yıllar boyunca bütçeye uygun olan semtler daha varlıklı hale gelip kiralar arttığında, burada yaşayanların başka bir yere gitmekten başka çaresi kalmamış.
Sanford, “Acil yardım hizmetine ihtiyaç duyan müşterilerimizin çoğu Inglewood’daki futbol stadyumu nedeniyle kiraların artmasından sonra evsiz kaldı. Buraya önceden Inglewood’da yaşayan birçok kişi geliyor. Yüzde 12’lik evsiz nüfusun yüzde 3’ünü futbol stadyumu yüzünden bu duruma düşenler oluşturuyor” diyerek durumu özetliyor.
Yetkililer, Güvenli Otoparklar gibi kuruluşların geçici bir süre de olsa evsiz kalanlara yardımcı olmasını umuyor.
Bu elbette kalıcı bir çözüm değil, sadece evsizlerin geceyi güvende geçirmelerini sağlamanın bir yolu. Ve bazen sadece kendilerini güvende hissetmek bile evsizlere düştükleri bu zor durumdan kurtulmaya çalışmaları için rahat bir ortam sağlayabilir.
VOA



Yukarı