Translate

9 Haziran 2022 Perşembe

Enflasyon sınıf mücadelesidir

 Türkiye’de her şeyin fiyatının her saniye değiştiği günlerden geçiyoruz. TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon verileri yüzde 73,5 derken gerçek araştırmalar durumun yüzde 161 seviyelerinde olabileceğini gösteriyor. Fakat dünyada da durum farklı değil. Hem ABD’de hem Avrupa’nın gelişmiş kapitalist ekonomilerinde yüzde 8 ve üstü enflasyonlar görülmeye başlandı.

Burjuva iktisatçılar yeni bir “ücret fiyat sarmalı”na girilebileceğini söylüyor. Dünyanın birçok yerinde emekçiler için “hayat giderleri” tartışılıyor. ABD’de Wall Street Journal’da yayımlanan bir araştırmaya göre, halkın yüzde 83’ü ekonominin kötü veya “çok da iyi durumda olmadığını” düşünüyor. Bu 1972’den beri bu konuda görülen en düşük değer.

Pandemiyle birlikte sıradan insanların tükettikleri şeylerde değişimler görülmeye başlandı. Bu, bazı malların arzında çeşitli sorunları beraberinde getirdi. Çin ve Güney Kore gibi bazı ekonomilerin doğalgaz ithalatı yükselirken, Rusya ve Suudi Arabistan’ın domine ettiği OPEC+ ülkeleri petrol üretimini artırmayı reddettiler. Enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanma Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle iyice körüklendi. Tüm dünyadaki buğday üretiminin %25’ini gerçekleştiren iki ülke arasındaki bu savaş gıda krizini de beraberinde getirdi. Finansal spekülasyonlar da enflasyonun artışına katkı sağlıyor. Zira tahıl üretimi son yıllarda az da olsa artış trendinde. Bu da enflasyon konusundaki ortodoks teoriyi yanlışlıyor. Ancak bu teori, merkez bankalarının faiz artırımına gitme yönündeki tepkilerini besliyor.

“Ücret fiyat sarmalı” korkusundan kasıt, hayat standartlarının düştüğü bu koşullarda, işçilerin daha yüksek ücretler için mücadeleye atılacağından duyulan korku. Patronlar böyle bir dönem görmek istemiyor. Zira işçi ücretleri yükselirse, patronların kârları düşer. Ve egemen sınıf, yeni bir resesyona yol açacak bile olsa, hayat standartlarına saldıracak şekilde hizmetlerin ve malların fiyatlarını artırmaya çalışır. Bu döngünün kendisi sınıf mücadelesinin bir alanıdır.

Enflasyonu işçiler değil, kaotik bir ekonomik sistem olan kapitalizmde egemen sınıfın ihtiyaçları ve yönelimleri yaratır. Bizim görevimiz ise bunun bir sınıf mücadelesi olduğunu hatırlamak ve emekçilerin aşağıdan mücadeleleriyle kendi sınıfımız lehine kazanımlar elde edeceğimiz dinamikleri yaratmaktır.

(Sosyalist İşçi) 

marksist.org

1 yorum:

  1. Sınıf mücadelesi perspektifinden enflasyonun çözüm önerileri, genellikle kapitalist sistemin yapısal sorunlarına ve işçi sınıfının örgütlenme gücüne dayanır. "AlTeRnatif: Enflasyon sınıf mücadelesidir" başlıklı yazıdan ve genel Marksist/Sosyalist bakış açısından hareketle şu çözüm önerileri öne çıkar:

    1. İşçi Sınıfının Örgütlenmesi ve Mücadele Gücünün Artırılması
    Enflasyonun işçi sınıfının ücretlerini erittiği, yaşam koşullarını zorlaştırdığı vurgulanır.
    İşçilerin sendikalar ve taban örgütlenmeleri aracılığıyla ücret artışları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele etmesi gerekir.
    Ücret-fiyat sarmalına karşı işçilerin taleplerini kararlılıkla savunması, patronların kârlarını sınırsız artırmasına karşı durması önemlidir.
    2. Kapitalist Kâr Hedeflerinin Sınırlanması
    Enflasyonun arkasında finansal spekülasyonlar ve kapitalistlerin kâr hırsı olduğu belirtilir.
    Kârların kontrol altına alınması, spekülatif fiyat artışlarının engellenmesi için düzenleyici politikalar ve kamusal müdahaleler önerilir.
    Özellikle temel ihtiyaç maddeleri ve enerji fiyatlarının spekülatif hareketlerden korunması gereklidir.
    3. Kamu Müdahalesi ve Sosyal Politikalar
    Devletin enflasyonla mücadelede aktif rol alması, fiyat kontrolleri, sübvansiyonlar ve sosyal yardımlar yoluyla işçi sınıfının yaşam standartlarının korunması önerilir.
    Gıda, enerji gibi temel ihtiyaçların erişilebilir ve uygun fiyatlı olması için kamusal politikalar geliştirilmelidir.
    4. Sınıf Mücadelesi Perspektifinde Politik Bilinç ve Dayanışma
    İşçi sınıfının kendi çıkarlarını bilerek hareket etmesi, sınıf bilincinin yükseltilmesi önemlidir.
    Farklı sektörlerdeki işçilerin dayanışma içinde olması, ortak taleplerle hareket etmesi önerilir.
    Enflasyonun sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik bir sorun olduğu, bu nedenle politik mücadeleyle desteklenmesi gerektiği vurgulanır.
    5. Alternatif Ekonomik Modellerin Tartışılması
    Kapitalist sistemin krizlerine karşı sosyalist, kamusal ve kolektif ekonomik modellerin geliştirilmesi gerektiği savunulur.
    Üretim ve dağıtımın kâr değil, ihtiyaç odaklı planlanması önerilir.
    Bu öneriler, enflasyonun sadece teknik bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda sınıf mücadelesinin bir parçası olduğu anlayışına dayanır. İşçi sınıfının örgütlenmesi ve mücadele etmesi, kapitalistlerin kâr hırsının sınırlandırılması ve kamusal müdahalelerle desteklenen politikalar, Marksist perspektiften enflasyonla mücadelede temel çözüm yolları olarak görülür.

    YanıtlaSil